Waldorf Yuvaları ve Okulları

Goetheanum

Pedagoji Bölümü Dahilindeki

 Uluslararası Waldorf / Steiner Okulları Konferansı

  (Haag Çevresi)

Waldorf/Steiner Okulları Uluslararası Konferansı 19 – 22 Kasım 2009 tarihinde Dornach, İsviçre’de yaptığı toplantıda, Waldorf Pedagojisinin ana niteliklerinin karakteristik tanımı üzerinde çalışmış ve kararlar almıştır. Bu ayırıcı nitelikler temel olarak betimlenmiştir ve her ülkenin kendi öznel nitelikleriyle tamamlanabilirler. Çeşitli dillere çeviri yapılabilir. Bu ölçütler, esin verme ve yön bulmaya yardımcı olmak üzere hazırlanmıştır.

 “Waldorf”

Waldorf Pedagojisinin Başlıca Ayırıcı Niteliklerinin Tanımı

 Önsöz

Waldorf Pedagojisi, dünyanın her yerinde Waldorf Okulları/Çocuk Yuvaları, Rudolf Steiner Okulları / Çocuk Yuvaları veya Bağımsız Okullar / Çocuk Yuvaları adıyla tanınan erken çocukluk eğitimi yuvaları ve okullarının temeli olarak hizmet etmektedir. Adlarına ve zengin kültürel farklılıklarına bakmaksızın bu okulların hepsi de aşağıda açıklanan pek çok öz karakteristik üzerinden birleşmektedirler. Bu ayırıcı nitelikleri yansıtmayan okullar veya çocuk yuvaları, dünya çapındaki Waldorf okulları ve Waldorf çocuk yuvaları hareketine dâhil değillerdir.

 Waldorf Pedagojisinin Kılavuz Hatları

Waldorf Eğitiminin temeli, Rudolf Steiner‘in (1861 – 1925)  “İnsan Bilimi” adlı konferanslar dizisinde (1919) sunduğu insan varlığı ve gelişim psikolojisi üzerine çalışmalara dayanır. O zamandan beri gelişim fizyolojisi ve psikolojisi ile yöntembilim ve didaktik alanlarında yapılan çalışmalar çok ilerlemiş ve genişlemiştir. Aynı zamanda bir dizi yeni öğrenim konuları ortaya çıkmış ve bunlar da artık Waldorf Eğitiminin temellerine dâhil olmuştur.

 Bu pedagoji, kökenini çocukta bulan bir pedagojidir ve amacı, her çocuğun bireysel potansiyelini geliştirmektir. Kültürel farklılıkları dikkate alan bu pedagoji, genel insani etik ilkelere bağlıdır (Birleşmiş Milletler Genel İnsan Hakları Anlaşması, 10 Aralık 1948, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Konvansiyonu, 20 Kasım 1989, Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Hakları Konvansiyonu, 13 Aralık 2008)

 Bu pedagoji, eğitim ve profesyonel eğitim ile ilgili her tip kuruluşun temelini oluşturan bir eğitim bilimidir (Örneğin okul öncesi eğitim kurumları, çocuk yuvaları, okullar, meslek eğitimi, öğrenme güçlüğü olan çocuklar için okullar ve pek çok başka kurum).

Waldorf Eğitiminde, eğitmenler ve öğretmenler Waldorf Pedagojisi eğitimi alırlar. Waldorf Eğitimine uygun ve ilerideki profesyonel gelişimlerine yarayacak bir tür kesintisiz öz-eğitimden geçmeyi üstlenirler.

Okullar, çocuk yuvaları ve başka eğitim kurumları için en uygun yasal biçim, o eğitim sürecine katılan bütün taraflarca birlikte organize edilen bağımsız bir tüzel kişilik tarafından taşınan kurumdur.

 

Erken Çocukluk Eğitimi, Waldorf Çocuk Yuvaları ve Waldorf Okullarının Başlıca Ayırıcı Nitelikleri

Çocuğun sağlıklı gelişimi ilk yedi yıl boyunca neşe, hayranlık ve huşu duymaya götüren şefkatli, sevgi dolu ve kılavuzluk edilen sıcak bir atmosfer içinde beslenir. Küçük çocukla çalışmanın en önemli yanı, çocuğun taklit etmesinde ona rol modeli olan eğitmenin içsel tutumudur. Bu tür çalışmanın kesintisiz öz-eğitime, kendi kendini sürekli eğitmeye gereksinim duymasının nedeni budur. Oyun grubu ve erken çocukluk eğitimiyle ilgili Waldorf Çocuk Yuvalarında, anne-baba-çocuk programları ve diğer kuruluşlarda  fiziksel canlılık ve sağlık için, dünyaya ilgi ve hayranlık duymak, dünyayı kişisel deneyimler üzerinden keşfetmek ve öğrenmek, içsel hazırlık bakımından, ilişkiler kurmak ve sürdürebilmek ve son olarak da ömür boyu fiziksel, duygusal, entelektüel ve tinsel gelişim için gerekli temeller atılır.  

Waldorf Okullarında eğitim ve ders öğreniminin temeli, öğretmene kendi bireysel derslerini hazırlayabilmek için öneri ve ivme veren bir çerçevede öğrenim planıdır. Dersler, yukarıda sözü edilen kılavuz çizgilere yönelik biçimde uygulanır. Her eğitmen, kendi derslerinden sorumludur ve topluluğa karşı da sorumludur. Dersler değerlendirilir.

Waldorf Okulu, okul öncesinden lise son sınıfa kadar bütün yaşları kapsayan birleşik ve her şey dâhil bütünsel bir okul modelidir. Çeşitli sınıf seviyelerine ait eğitim programı çerçevesi dâhilinde, konular birbirleriyle bağlantılandırılır. Konular, çocukların ve gençlerin gelişim safhalarına dayanarak oluşturulduğundan, çok yönlü ve yaşla bağlantılı bireysel gelişim olanakları sağlar. Bunlar örneğin bilgi edinme, kültürel yetkinlik, sosyal ve duygusal beceriler ile pratik ve sanatsal becerilerden oluşur (Çoklu zekâ için bakınız).

Eğitmenin amacı, yaratıcı bir eğitmen olmak için kendi kendini geniş kapsamlı biçimde eğitmektir. Böylece derslerinin öğrenciyi, zihinsel olarak yaratıcı, toplumsal bakımdan sorumlu olacak biçimde yöneltmesi ve onlarda karar verme ve bu kararlara göre davranma yeteneği oluşturmasını sağlamaktır. O nedenle, temel ve ek eğitimlerin yanında öğretmenin kendi kendini eğitme süreci de bunların bir ön koşuludur. 

Genellikle bir öğretmen çocuğa ilk 6 ile 8 yıl boyunca sınıf öğretmeni olarak refakat eder. Ders konularıyla ilgili öğretmenler ve mentorlar, özellikle üst sınıflarda belli bir konuda eğitilmiş olmak durumundadırlar. Bu nedenle Waldorf öğretmen eğitimi yanında, uzmanlık için ek akademik bilimsel eğitim almış olmaları gerekir.

 

Metodik – Didaktik İlkeler

Öğretme metodu ve biçimi, çocuğun ve gencin yaşına göre farklılık gösterir.

Bütün aktiviteler, yaşa özgü gelişim ihtiyaçlarından yola çıkar. Yani ilk üç yıldaki arzu ve istek yönelimli gelişimden, resimsel oyunlara ve yuvadan okula geçerken gittikçe artan bilme ve kavrama yönündeki zihinsel aktivitelere geçiş olarak sürer.

Yeni ayağa kalkan çocuk (okul öncesi çocuğu) taklit eder ve rol modelleri ve örneklerle yetişir. Okul öncesi eğitimin en temel karakteristikleri, talimatlar verilmeyen ama kılavuzluk edilen serbest oyun, hareketler ve duyusal bakımından deneyim kazanmadır. Eğitmen, çeşitli yolların yanında ritmik öğe üzerinden, günün, haftanın, mevsimlerin ritmik biçimlendirilmesi sayesinde çocuğun sağlıklı fiziksel ve duygusal gelişimini destekler ve bu yolla kendine güven ve dünyayla baş edebilme yetisinin temellerini atar.

Okul çocuğu öğretmenden öğrenir; öğretmen derslerini yaratıcı biçimde hazırlar ve bunun için elinde çeşitli metotlar bulunmaktadır. Böylece çocuklarını tüm büyük bilgi alanlarına sokarak (blok dersler) yön gösterir. Öğretmen, özellikle de sınıf öğretmeni öğrencileriyle (ve onların eğitiminden sorumlu kişilerle) gerçek bir ilişki kurar ve çocukların yaşları büyüdükçe sanatsal ders biçimlendirme çerçevesinde daha dizgisel tinsel bir öğrenme uygular. Verimlilik beklentileri sınıf öğretmeni bakımından, sınıfındaki zekâ dalga boyu için öğrenim hedefleri belirlemesi ve gerçekleştirmesi anlamına gelir (içsel ayrışma).

Üst sınıflardaki gençlerin dersler sayesinde, içeriklerle eleştirel ve analitik biçimde uğraşabilme, kendi başına bağımsız bir yargılama yetisi geliştirme yetkinliğine ulaşmaları ve sonunda öğrenim içeriklerini kendi kendine özgürce işleyebilecek duruma gelmeleri gerekir. Ayrıca uygun ödevler sayesinde kendi kendinin bilinci oluşmalı, kişisel sorumluluk ve dünyayla bağlanmış bir ilişki kurulabilmeli ve alıştırmaları yapılabilmelidir. Son sınıfta gittikçe artan ölçüde bireysel öğrenim yolları sunulur. Sınıf birliğinin sürdürülmesiyle toplumsal yetkinlik sağlamlaştırılır.

 Bir Waldorf Okulu için diğerleri yanında başlıca aşağıdaki nitelikler belirleyicidir:

 –       Akademik beklentilere kapılmadan yapılan okul öncesi eğitim

–       Genelde ilk 6-8 sınıfta aynı öğretmenin sınıf öğretmeni olarak çocuklara refakat etmesi

–       Eurythmie dersleri

–       Blok ana dersler, uzmanlık dersleri ve başka ders çeşitleri

–       İlkokul birinci sınıftan itibaren yabancı dil öğrenimi

–       Mümkün olduğunca psikolojik – sağlıklı bakış açılarına uygun biçimlendirilmiş ders planları

–       Öğrencilerin bireysel verimliliklerinden bağımsız olarak sınıf birliğinin korunması

–       Asla test ya da sınav olsun uğruna yalnızca niceliksel yaklaşımla karar alınmaması

–       Karneler, gösterilen verimliliğin değerlendirilmesi yanında, öncelikle öğrencinin gelişmesini tanımlar ve onurlandırır, aynı zamanda sonraki çalışmaları için öneriler getirir

–       Disiplin sorunlarında pedagojik yaklaşım uygulanır

–       Aylık toplantılar, mevsim şenlikleri, geziler, pratikler, tiyatro oyunları vb. birlik oluşturucu ve destekleyici     faaliyetler

–       Anne-babanın arzusu üzerine çeşitli din dersleri konulabilir. Onun dışında okullar, belli resmi dinlerden bağımsız din dersleri sunabilirler.

 Değerlendirme

Eğitmenler ve öğretmenler kendi kendini değerlendirme ve yabancılar tarafından değerlendirme oturumlarına katılırlar. Bu, kendinden sorumlu olunan ve kendi kendine biçimlendirilen derslere büyük değer biçildiği için, daha da önem kazanmaktadır.

 Waldorf Yuvaları ve Waldorf Okullarının Organizasyonu

Waldorf Çocuk yuvaları ya da Waldorf Okulları Pedagojik alanda, orada bulunan çalışanların oluşturduğu kurul tarafından yönetilir ve yürütülür.

Çocuk yuvaları veya okullar ekonomik ve yasal alanda oradaki veliler ile öğretmenlerin oluşturacağı organizasyonun yasal çerçevesi dâhilinde birlikte yönetilir ve sürdürülür. Bu biçim ve yapılar katılan insanlara, kültürel verili olanaklara ve uygulanabilir yasal olanaklara bağlı olarak hayata geçirilir.  

Waldorf Yuvaları ve okullarının bu kendi kendine özerk yönetim modeli, belli görevlerin geçici belli sürelerle tekil insanlara ya da küçük gruplara verilmesini de içerir. Kendi kendine yönetim bağlamında çeşitli organizasyon biçimleri geliştirmek olanaklıdır. Çocuk yuvalarının ya da okulların yönetiminin tek bir insan üzerinde yoğunlaşmasından, en azından okulun içsel (pedagojik) yönetimi açısından kaçınılmalıdır.

İşbirliği

Her bir eğitmen veya öğretmen, her hafta toplanan ortak pedagojik konferansa katılmakla yükümlüdür. Bu, okulun veya yuvanın pedagojik yönetim kuruludur ve bu sırada temel bilgiler çalışması (İnsanbilim/Pedagoji) yapılır. Pedagojik sorunlar ele alınır, çocuk gözlemleri konuşulur, organizasyona ilişkin konular, okulun biçimlendirilmesine ve yönetilmesine ilişkin sorunlar da ilgili diğer kurullarla işbirliği içinde ele alınır.

Öğretmenler konferansı ise, eğitimin sürdürülebildiği yerdir ve algılama, değerlendirme, takdir etme, öğrenme ve okula ivme kazandırma, böylece bütün için bir ortak bilinç oluşturma yeridir.

Kendi okulunun konferansında işbirliği yanında, ulusal ve uluslar arası düzlemde de eğitim ve değiş tokuş yapılır. Bu bağlamda Goetheanum’un Pedagoji Bölümü ve ülkelerdeki Bölüm Grupları ulusal birlik ve derneklerle işbirliğinden sorumludur.

Pedagoji Bölümü içinde, çocuk yuvalarının Waldorf Çocuk Yuvası ve okulların Waldorf Okulu olup olmadığını belirleyen ve tanıyan sorumlu bir organ bulunmaktadır. Bu adı kullanma yasal hakkı, yuvanın ya da okulun öyle tanımlanmasıyla olanaklıdır. Bu görev aynı zamanda ulusal komitelere de verilebilir.

Waldorf Okulu olduğu belirlenen okulların adları, Bağımsız Waldorf Okulları Birliği tarafından yayınlanan Uluslararası Waldorf Okulları Rehberi’nde liste halinde verilmektedir. 

Waldorf/Steiner Okulları Uluslararası Konseyi (Haag Çevresi) tarafından onaylanmıştır.

Dornach,  21 Kasım 2009

 Haag Çevresi

“Waldorf Yuvaları ve Okulları” için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir