Kulak ağrısında ne yapmalı?

Bu makale ‘a tempo’ dergisinin Ocak 2014 tarihli 169. sayısından redaksiyonun izniyle çevrilmiş ve web sitemize konmuştur. Burada sözü edilen ilaçlar, antroposofi tıbbında kullanılan özgün ilaçlardır ve genelde Weleda ya da Wala markası taşımaktadır. Yurdumuzda bir homeopat doktora danışabilirsiniz.


Dr. med. Genn Kameda

Hele kışın çocuk doktorunun en sık rastladığı yakınma – endişe ve korku yaratan kulak ağrıları!

Gerçekten de iltihaplanmış bir kulak kadar çocuklara acı veren bir şey daha yoktur. Bağıra çağıra yakınırlar tabii. Ağrılar ne yazık ki genellikle çocuk doktoruna gidilemeyen ve anne-babanın çaresiz kaldıkları akşam ya da gece saatlerinde olur.

Oysa tam da kulak ağrılarına karşı kolaylıkla uygulanabilen ve en azından ertesi sabah doktorun muayenehanesi açılıncaya kadar yakınmaları hızla dindiren bazı ev ilaçları vardır. Kulak ağrılarının nedeni, genelde çocuk yaşta sık görülen bir orta kulak iltihabıdır. Özellikle de 6 ncı ile 30 ncu aylar arasında olur. Çoğu anne-babanın bilmediği bir şey de, kulak ağrılarının aslında orta kulak iltihabı olmasa da, örneğin normal bir üşütme sırasında da ortaya çıkabileceğidir. Sıklıkla bu tür tanılar da konmaktadır.

Mucize organ Kulak – Kulak neden yaşamın ilk üç yılında bu denli duyarlı acaba? Bu soruyu yanıtlamak için, en iyisi önce bu mucize organ kulağı daha yakından ele almalıyız: Doğum sırasında zaten son geçerli büyüklüğe erişmiş olan iç kulak, en ince sinirlerden ve duyu gözelerinden oluşur. Buna karşın dış kulak (kulak kepçesi) ileri yaşlara kadar büyüyebilir (büyükbabalarımızın o kocaman kulaklarını kim hatırlamaz?). bu ikisi arasında iletişim sağlayan ve sesleri dışarıdan işitme kemikleri üzerinden içeri taşıyan orta kulak bulunur. Orta kulak, havalandırma kanalı (Östaki borusu) ile geniz ve gırtlak bölümüne bağlanmıştır.

Kulağın bu bölümü, yaşamın ilk yıllarında (ergenlik çağına kadar) oldukça değişime uğrar, çünkü orta kulak doğumdan sonra ancak bir kanal sayesinde (Östaki borusu) yavaş yavaş havalandırılır. Üşütme sırasında havalandırma kanalının sümüksü dokusu şişerse, bu kanal kapanır ve orta kulak akamayan salgıyla dolar, böylece “davul taşması” denilen bir birikme ortaya çıkar. Bu akıntı birikintisi, bakteri ve virüsler için ideal bir ortam oluşturur, böylece kolaylıkla bir iltihaplanma meydana gelebilir. Bu iltihaplı akıntı taşması daha da şişerse, kulak zarına uygulanan basınç da artar ve sonunda delinir (perforasyon).  İltihaplı akıntı dışarı çıkabilince, ağrılar da aniden geçer. Daha sonra kulak zarındaki delik kendiliğinden yavaşça kapanır. Perforasyon olmamışsa, bazen akıntı birikintisinin çözünüp geri gitmesi haftalar ya da aylar sürebilir.

Yakınmaları yatıştırmak –  Ama işlerin buraya gelmemesi için yapılabilecek pek çok şey vardır. Akut bir orta kulak iltihabında aniden şiddetli, batıcı ağrılar ortaya çıkar. Ancak tüm çocuklar ağrıları aynı yoğunlukta hissetmezler. Küçük çocuklar ise bu sırada yüksek ateş çıkarırlar. Kulaktan dışarı akıntı olabilir. Ama dikkat – özellikle henüz meme emen çocuklarda kulağa doğru akan gözyaşları ile tükürüğü, yanlışlıkla böyle bir akıntı sanmak da olasıdır! Orta kulak iltihabı olduğu kuşkusu varsa, anne-baba çocuğu (özellikle de meme çağındakini) hele kusma ve kulak arkasında kızarma veya şişlik varsa, hemen doktora götürmelidir. Meme çocukları bu tür bir iltihap sırasında ayrıca ateş, emme isteğinin olmaması, karın ağrıları veya ishal gibi hiç karakteristik olmayan belirtiler de gösterebilirler.

Doktor tanıyı koymuşsa, çeşitli terapi seçenekleri vardır. Eskiden orta kulak iltihabında standart olarak neredeyse daima antibiyotik kullanılırdı. Ancak bu arada yapılan sayısız araştırmalar sonucunda, çocuğun yaşına ve toplam durumuna göre (ve doktor gözetimi altında!) önce iki üç gün beklenmesi tavsiye ediliyor. Zira doğallıkla çocuğun çekmemesine çalıştığımız kulak ağrıları, öncelikle antibiyotikle değil ağrı kesicilerle hafifletilmektedir. Yine de bir karmaşıklaşma olmaması için, çok ender de olsa iltihabın kemiklere veya beyin zarına atlamaması için dikkatli olunmalıdır. Bu tür gelişmeleri önlemek amacıyla eskiden daha ilk ağrılarda hemen antibiyotik verilirdi. Bugün artık başlangıçta antibiyotik vermenin bu tür bir atlamayı önlemediği de ortaya çıkmıştır.

Bütünsel yaklaşım – Bütünsel bir yaklaşım, bir orta kulak iltihabında da önce çocuğun organizmasının kendi faaliyetini desteklemeyi seçecektir – somut olarak bu, orta kulağın havalandırılmasında fizyolojik süreci teşvik etmek şeklinde olur. Bunun için de uzun yıllardır denenmiş ve kanıtlanmış olan antroposofi tıbbına ait ilaçlar kullanılır. Genellikle örneğin maydanozgiller familyasından yabani kereviz kökü (Levisticum officinale), Apis (arı) ile birlikte kullanılır. Ağrı kesici olarak ta Kulak Damlası (pantolon cebi ılıklığında!) günde birkaç kez ilgili kulağa damlatılır ve burun spreyi veya burun merhemi de yararlı olabilir.

Kulak ağrılarına karşı, eskiden beri bilinen soğan torbası yöntemi de işe yarar elbette; şimdilerde gülümsemeyle karşılansa da, şiddetli ağrı dönemini atlatmak için hala en iyi ilaçtır.  Burada önemli olan, küçük doğranmış soğanın ısıtılması (su buharında) ve bütün olarak küçük bir ince pamuklu torba içinde, yanmasın diye küçük bir el havlusu ile doğrudan kulağın üstüne konmasıdır. Bir başka uygulama da soğan sulu pamuktur. Az bir suda haşlanan soğan, pamuk parçası üstüne sıkılarak damlatılır. Isıtma genellikle yardımcı olur, sıcak su torbası veya kızıl ötesi ışık ta iyi gelir. Bir de egzotik gibi gelen ama pratikte kanıtlanmış bir çare, taze rendelenmiş sarımsağın, çocuğun ağrıyan kulağına karşıt dirseğinin içine konulmasıdır. Ağrıların sönümlendiğini göreceksiniz. Bu soğuk kış günlerinde evde daima taze soğan ve sarımsak bulundurmaya özen gösterin. Bunlarla, doktora gidinceye kadarki süreyi kulak ağrılarını atlatarak geçirebilirsiniz.

Ayrıca kulak ağrılarında da, diğer “normal” iltihaplanmalarda işe yarayan aynı kurallar geçerlidir: Isı organizmasına dikkat edin (hastalanan çocuklar daima sıcak tutulmalıdır) ve bol sıvıyla desteklenen iyi bir beslenme uygulayın. Medya tüketimi mutlaka azaltılmalıdır (zira bu sırada soluk alıp verme sığlaşır) ve çocuğunuza şefkatli davranın! Başka yararlı bir küçük uygulama daha: Çocuğunuzla konuşun ve birlikte bol bol şarkı söyleyin, çünkü kulaklar kadar yüzün tüm orta bölümü de bundan yararlanır.


Dr. med. Genn Kameda çocuk doktoru ve onkologdur. 2007 ile 2012 arası Bölgesel Herdecke Hastanesi, Çocuk ve Gençlik Hastalıkları Bölümünde başhekim olarak çalıştı. 2013 yılından beri Düsseldorf’ta kendi muayenehanesinde çocuk doktoru olarak çalışmaktadır (www.kinderarztpraxis-kameda.de).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir